Jeotermal, nükleer enerjiyi aratmıyor Yazdır E-Posta

Türkiye"nin enerji politikası tam bir arapsaçı. Enerji Bakanlığı bürokratları, fazla alınan elektrik ve doğalgazı ne yapacaklarını düşünürken; hazine bürokratları enerji için harcanılan dövizin yeni bir krize yol açıp açamayacağını tartışıyor. Meclis Enerji Komisyonu, jeotermal kaynakları, döviz kıtlığı ve enerji yolsuzlukları için bir alternatif görüyor.
Image
 
Döviz darboğazını oluşturan enerji alımlarının aynı zamanda en büyük yolsuzluk merkezi olduğunu fark eden Meclis Enerji Komisyonu, geçtiğimiz günlerde ilginç bir karar aldı: Türkiye"yi her geçen gün darboğaza sürükleyen doğalgaz ve elektrik alımlarının önüne geçilecek! Enerji Komisyonu, Türkiye"yi her geçen gün yeni bir döviz darboğazına ve yolsuzluğa bulaştıran enerji alımlarını engellemenin en iyi yöntemi olarak Jeotermal Yasası"nı çıkartmayı kararlaştırdı. Enerji Komisyonu Başkanı Soner Aksoy, çıkaracakları yasayla jeotermal sektörünü güçlendireceklerini belirtirken, doğalgaz ve elektrik lobilerinin bu yasa aleyhine çalışacağını da baştan kabul ediyor.
 
Meclis Enerji Komisyonu"nun baştan kabul ettiği "lobi gücünü", Dünya Jeotermal Konseyi 2. Başkanı Orhan Mertoğlu da kabul ediyor. Mertoğlu"na göre dünyanın en büyük 7. jeotermal kaynağına sahip olan Türkiye"de elektrik ve ısınma sistemlerinde hâlâ yabancı kaynaklar kullanılıyorsa, işin art niyeti saklanamayacak düzeyde.
 
Nükleerden 4.5 kat,
 
Mavi Akımdan iki kat büyük enerji
 
Enerji sektörü bugünlerde ilginç sonuçlarla karşılaşıyor. Fazla elektrik birçok yerde toprağa verilirken, bilinçsizce satın alınan doğalgazın ne yapılacağı bile bilinmiyor. Enerji Bakanlığı"nın bürokratları elektrik ve doğalgaz fazlalılığını ne yapacağız diye düşünürken; Hazine Müsteşarlığı bürokratları ise döviz kıtlığının yeni bir krizi ortaya çıkarıp çıkarmayacağını hesaplıyor.
 
Enerji Komisiyonu"nun hazırladığı jeotermal raporları, enerji ve hazine bürokratlarını rahatlatacak sonuçları barındırıyor. Jeotermal kaynaklar, elektrik üretiminde, merkezi ısıtmada, kimyasal madde üretiminde kullanılıp büyük ölçekli gelir getiriyor. Fakat bu kaynaklar Türkiye"de sadece kaplıcalarla birlikte anılıyor. Bugün ise jeotermal kaynak potansiyelimizin ancak yüzde 3"ünü kullanıyoruz. Oysa kurulacak tesislerin Türkiye"ye 20 milyar dolarlık katma değer oluşturması mümkün.
 
Dünya Jeotermal Konseyi 2. Başkanı Orhan Mertoğlu"na göre Türkiye"de başta Ege illeri olmak üzere ilk etapta 1 milyon konut jeotermal enerji ile ısınabilir. Mertoğlu, 1 milyon konutun sınırsız derecede ısınmasının bedelinin sadece 25-40 milyon lira arasında olduğunu belirterek bu projesini ilginç kıyaslamalarla açıklıyor: "Küçük bir jeotermal yatırımıyla Türkiye"de olay olan nükleer santralin tam 4.5 katı kadar enerji üretebiliriz. Bu projeyle aynı zamanda 2020"ye kadar döviz varlığımızı tehdit edecek olan Mavi Akım projesinin tam iki katı kadar enerji üretebiliriz."
 
Orhan Mertoğlu"nun hesaplarına göre doğalgazın Türkiye"ye getirilip tüketicilere verilmesi, konut başına 2500 dolarlık bir yatırım gerektiriyor; jeotermal enerji ise konut başına 1500 dolarlık bir yatırım gerektiriyor. Jeotermal enerjinin asıl kârı ise doğalgaza göre yüzde 70"lik maliyet ucuzluğu ve yatırımların kendini yüzde 50 oranında finanse edebilmesi...
 
Enerjide rekabet istenir mi?
 
Türkiye ile hemen aynı değerlerde jeotermal kaynaklara sahip olan Filipinler, toplam elektrik üretiminin yüzde 27"sini, İzlanda toplam ısı enerjisi ihtiyacının yüzde 86"sını jeotermalden karşılıyor. Jeotermal kaynaklarının ancak yüzde 3"ünü kullanan Türkiye"de ise sadece Gönen"de 3400, Simav"da 3200, Kızılcahamam"da 2500 konut enerji ihtiyaçlarını sağlıyor.
 
Enerji Komisyonu üyesi AKP İzmir Milletvekili İsmail Katmerci, birçok enerji kaynağını araştırdıklarını ve jeotermale özel bir önem verdiklerini belirterek "Jeotermal bizim coğrafyamızın bir kaynağıdır. Biz bu kaynağa hiçbir şekilde para ödemeyeceğiz. Jeotermalin bir borsası yok, spekülatörü yok. Çevreye karşı en duyarlı olan bu kaynağın önündeki en büyük engel, diğer enerji şirketlerinin çıkaracağı engeldir" diyor. İsmail Katmerci dünyanın en büyük 10 şirketinden 6"sının enerji şirketi olduğunu vurgulayarak "Türkiye"de doğalgazdan ve elektrikten para kazanan kişi ve şirketlerin jeotermali sevmemeleri ve engel çıkartmak istemeleri normal. Biz çıkarmaya çalıştığımız yasayı hazırlarken bu engelleri de düşündük" şeklinde konuşuyor.
 
Enerji Komisyonu Başkanı Soner Aksoy da karşılaşacakları engeller için şimdiden temkinli davrandıklarını kabul ediyor. Aksoy engellemelerin önümüzdeki dönem başlayacağını belirterek "Türkiye"yi belirli ülkelere enerji mahkumu etmeyeceğiz. Türkiye kendi enerji kaynaklarını kullanırsa yolsuzlukların da önünü tıkayacaktır. Biz geçmişten kalan alacak hesaplarının jeotermalin önüne engel koyacağını tahmin ediyoruz. Bugüne kadar rüzgar ve güneş enerjisini savunanların başarısızlığının altında bu karşı gücün etkileri yatar" diyor.
 
Dünya Jeotermal Enerji Konseyi 2. Başkanı Orhan Mertoğlu, nükleer enerjiye gösterilen ilginin yarısının bile jeotermal enerjiye büyük ivme kazandıracağını belirterek "Nükleer enerjiyi savunanlar jeotermal enerjiye düşman kesiliyor. Çünkü jeotermalin çevre diye bir kaygısı yok. Yeraltındaki kaynaklar yerüstüne çıkartılıyor; işlemin tamamı bu. Hiçbir riski yok" diyor.
 
Orhan Mertoğlu Türkiye"de yerleşik bir enerji sisteminin yaygınlaşması için bugüne kadar birilerinin lobi oluşturmasının beklendiğini söylüyor: "Maalesef tüketici ne kadar kazanır, çevreye hangi katkıda bulunulur diye enerji üretilmiyor, enerji transfer edilmiyor. Jeotermal ile sınırsız enerjinin 25 milyon lira olduğunu halka anlatabilirsek biz de bir halk lobisi oluştururuz. Başka türlü işimiz çok zor."
 
Mertoğlu, ekonomik değeri kadar sosyal ve sağlık değeriyle de diğer enerji çeşitlerinin önüne geçen jeotermalle ilgili tesisler yapılabilmesi için yerel yönetimlere destek verilmesi gerektiğini belirtiyor. Mertoğlu"na göre hazırlanacak Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile yerel yönetimleri oluşturan belediyeler ve valilikler ortak bir şirket kurup, halktan ve finans kuruluşlarından sağladıkları krediyle jeotermal tesislerini kurabilirler.
 
"Kaplıcadan da para kazanılır"
 
Jeotermal enerjinin Türkiye"deki en etkin kullanım alanı kaplıcalar. Ancak bu alanda da kaplıca turizmiyle yıllık 100 milyon turisti çeken Japonya gibi ülkelerle kıyaslanamıyor. Türkiye"de 1300 termal kaynak var; ancak bu kaynakların 240 tanesi kullanımda. Termal kaynaklarını denizle birleştirebilen ender ülkelerden birisi olan Türkiye"nin kaplıca turizmini yorumlayan Orhan Mertoğlu "Bugün kaplıca merkezlerinde 40 bin yatak var. Bizim projelerimiz bu yatak sayısının 1 milyon adete çıkarılabileceğini gösteriyor. Şu an 7 milyon olan iç turist sayısı 30 milyona çıkabilir. Bu durumda da 14 milyar dolar ek kaynak elde edilmiş olur" diyor.
 
< Önceki   Sonraki >