|
20. yüzyılda ortalama yüzey hava sıcaklığı 0.6 derece arttı ve kar örtüsü yüzde 10 azaldı.
İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, “2030 yılına kadar Türkiye’de sıcaklık kışın 2, yazın 3 derece artacak, yağışlar kışın artacak, fakat yazın yüzde 5-15 oranında azalacak” dedi.
İTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Mikdat Prof. Dr. Kadıoğlu, TEMA Vakfı’nın kamuoyunu bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları çerçevesinde ayda bir düzenlediği etkinlikler kapsamında, TEMA Karamancı Doğa Kültür Merkezi’nde, “Küresel İklim Değişimi ve Türkiye” konulu konferans verdi.
Küresel ısınmanın, 21. yüzyılın en büyük çevre sorunu olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kadıoğlu, bu soruna neden olan ülkelerin çözüm üretmek için hevesli olmadıklarını söyledi. Prof. Dr. Kadıoğlu, dünyadaki en büyük doğal afetin kuraklık olduğunu ifade ederek, dünyanın artan nüfus ile birlikte küresel iklim değişimi sonucu daha kurak bir iklime sahip olacağını bildirdi. Prof. Dr. Kadıoğlu, “Ancak henüz gelişmiş ülkelerde olduğu gibi köy, kasaba, şehir ve ilçe bazında kuraklık ile mücadele ve su kaynaklarımızın yönetimi için kuraklık mücadele planlarını geliştiremedik” şeklinde konuştu.
BELİRTİLER
Küresel iklim değişiminin belirtilerinin; buzulların erimesi, deniz su seviyelerinin yükselmesi, göçler, kuş türlerinin azalması ve son bin 400 yılın en sıcak yıllarının yaşanması olduğunu anlatan Prof. Dr. Kadıoğlu, küresel ısınma ve iklim değişiminin dünya üzerindeki tüm canlı yaşamı için birçok tehlikeler oluşturduğunu söyledi. Prof. Dr. Kadıoğlu, 20. yüzyılda ortalama yüzey hava sıcaklığının 0.6 derece arttığını ve kar örtüsünün yüzde 10 azaldığını dile getirerek, “2030 yılına kadar Türkiye’de sıcaklık kışın 2, yazın 3 derece artacak, yağışlar kışın artacak, fakat yazın yüzde 5-15 oranında azalacak” dedi.
Prof. Dr. Kadıoğlu, Türkiye’deki iklim değişikliğinin en çok ilkbahar aylarında geceleri anlamlı şekilde görüldüğünü ifade etti. Son 50 yılda dünyada gözlenen ısınmanın büyük kısmına insan etkilerinin neden olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kadıoğlu, Hükümetler Arası İklim Değişimi Paneli’ne (IPCC) göre, Türkiye’de bir yılda kişi başına düşen su miktarının 3.070 metreküp olduğunu söyledi.
“SU FAKİRİ BİR ÜLKE OLABİLİRİZ”
IPCC’ye göre, 2050 yılında bu miktarın düşeceğine işaret eden Prof. Dr. Kadıoğlu, değişen iklimi ve artan nüfusu ile Türkiye’nin su fakiri bir ülke olabileceğine dikkati çekti. Prof. Dr. Kadıoğlu, 20. yüzyılda küresel olarak deniz su seviyesinde 0.1-0.2 milimetre artış olduğunu vurgularken, IPCC tahminlerine göre, 2100 yılına kadar deniz su seviyelerindeki yükselmenin 40-65 santimetre arasında olacağını ifade etti. Prof. Dr. Kadıoğlu, bu durumun tuzlu deniz suyu, nehirler ve yeraltı suları gibi tatlı su kaynaklarının bir kısmını yok edeceğini dile getirdi.
Ozon tabakasındaki incelmeye de işaret eden Prof. Dr. Kadıoğlu, bu incelmenin insanlarda cilt kanseri ve kataraktı artırdığını, bağışıklık sistemini zayıflattığını söyledi. Prof. Dr. Kadıoğlu, endüstrileşmiş ülkelerin bu büyük çevre problemini önlemeye yönelik bir şeyler yapmak için gönüllü davranmadıklarını dile getirdi.
|