Coğrafya Dünyası
Anasayfa arrow Coğrafya Dünyasından arrow Türkiye uzaya farklı gözle bakacak 20 07 2008

Ana Menü
Anasayfa
Forum
Animasyonlar
Dosya İndir-DOWLOAD
Videolar
Foto Galeri
Coğrafya Dünyasından
Doğal Afetler
Ülkeler Coğrafyası
Kaynak Adresler
Enerji kaynaklari
Cografya oyunlari
Normal oyunlar

Son eklenenler
Arama
Sayac

google analiz
Anket
Ziyaretçilerimizin sosyal durumu
 
Mp3 Dinleyin
Mp3 Dinle
Yurdumuzdan Kareler
Dünyanın Enleri
Coğrafya'nın Enleri
Ülke Haritaları
Ogretmenlerin Sitesi
WEB DERSLERİ
Türkiye uzaya farklı gözle bakacak Yazdır E-Posta
Türkiye uzaya başka gözle bakacak

Türkiye'nin uzaydaki gelişmeleri takip etmekte gerilerde kaldığı acı, ama gerçek. Bu sahada yetişen kişilerin sayısı parmakla sayılacak kadar az.

Ülkenin uzay yükü, şehrin ortasında kalan emektar Kandilli rasathanesi'nin sırtında. Antalya'da yapılan ve gelecek sene faaliyete geçecek Ulusal Gözlemevi, Türkiye'nin uzaydaki ufkunu açacak 

Gökyüzü, bütün zamanlarda insanlığın cazibe alanı içerisinde bulunmuş. Güneş, ay, milyonlarca yıldız, gezegen, galaksi ve baştanbaşa samanyolu; ilgilerin odağı olmuş sürekli.. Her şeyiyle gizemli bir dünya. Şairlerin hayal pencerelerini sırlar ufkuna çeken med-cezir okyanusu. Başdöndüren uzay çağınının imkanlarına rağmen gök cisimleri bilinmezlerle dopdolu. İnsanlık, tahmin ve faraziyelerinin dünyasıyla mahmur ve sarhoş.. Prof. Dr. Cafer İbanoğlu'nun dediği gibi, "Daha yıldızlar konusunda hemen hiçbir şey bilmiyoruz. Hubble Uzay Teleskobu 'nun gönderdiği fotoğraflar geçmiş uzay ve astronomi bilgilerimizi, birçok teoriyi altüst etti. "

Ülkemiz, ne yazık ki uzun zamandır gökyüzüne bakma fırsatı bulamadı!.. Okullarda astronomi dersleri seçmeli. Ancak seçen yok. Zaten astronomiden anlayan ders verebilecek hoca da yok doğru-dürüst. Üniversitede bile astronomi derslerine fizik hocalarıgiriyor. Doğrusunu söylemek gerekirse astronomi hocalarımızIn yıldızları kaymış. Biraz da hayatlarl... Gerçekte ise öğrencilerin ilgisi çok daha fazla. Prof. İbanoğlu, "Halbuki astronomi ve uzay bilimleri öğrencilerin öyle ilgisini çekiyor ki!.." diyor. Türkiye'de ilgiye gösterilen ilgisizliğin böylesi şaşırtıyor ınsanı.

Geçmişimizin parlak dönemlerini saymazsak Türkiye'de bilimsel anlamda asıronomi çalışmaları 1933 Üniversite Reformu ile başlamış. İlk astronomi yayını 1935'te yayınlanmış. Bugün onlarca üniversitenin bulunduğu ülkemizde yılda sadece 20-30 arası bilimsel araştırma yayınlanabiliyor. Sadece üç üniversitede astronomi ve uzay bilimleri bölümleri mevcut: İstanbul, Ankara ve Ege Üniversitesi. Bu üniversitelere bağlı küçük birer rasathane bulunuyor. Ancak aletleri küçük ve oldukça yaşlı olduğu için sık sık arızalanıyor. Yurtiçinde tamir edilemedikleri için ortaya zaman zaman ciddi pratik sıkıntısı çıkıyor. İnönü ve Çukurova Üniversitelerine ait teleskop ve gözlemevleri ile ODTÜ'nün teleskopu da pek farklı değil. Kısacası, uzay çağında modern rasathanelerimiz ve modern teleskoplarımız yok.

ASTRONOMI MEZUNLARı Iş BULAMIYOR

Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü'nden Prof. Dr. Osman Demircan'a göre, üniversitelerden bağımsız olarak bir büyük ulusal gözlemevine ihtiyaç var. Ülkemizde astronomi alanında önemli çalışmaları olan Prof. Dr. Osman Demircan Hoca, astronomiye ilgisizliğimizin bir başka yönüne de bakınız nasıl dikkat çekiyor: "Türkiye'de üç üniversitede 700-800 civarında astronarni öğrencisi var. Ancak kaliteli öğrenci gelmiyor. Genellikle son tercihle geliyorlar. Halbuki en zeki öğrencilerin astronomi ve uzay bilimlerine gelmesi gerekir. Ancak şu da bir ger çek: Mezunlar kendi alanlarında iş bulamıyor. Genelde bilgisayarcılık, fizik ve matematik öğretmenlikleri yapıyorlar."

Buna rağmen Türkiye'de astronomi ve uzay bilimlerinde hiçbir kıpırdanma da yok değiL. TÜBİTAK Başkanı Prof. Tosun Terzioğlu'nun verdiği şu müjdeyle sevinmernek mümkün değil: "Antalya'da uzay üssü kuruluyor. Araştırma destekleme fonundan aldığımız parayla Ulusal Gözlemevi projesi başladı. Yolu epeyce yapıldı. Antalya'da Bakırlıtepe'de. Teleskoplar hazır. 40 cm. çapındaki ve Utrech Üniversitesi'nden hibe aldığımız küçük teleskop Antalya'da. Tataristan'dan yine hibe aldığımız 1.5 m. çapındaki büyük teleskop haziran ayında teslim edildi. Kısa zaman sonra da Ukrayna'dan iyi bir radyo teleskop sağlayabileceğiz. "

Biz konunun takipçisi olduk. Sözkonusu gelişmeleri "uzaydan bir umut ışığı" olarak izleyen Prof. Dr. Zeki Aslan' dan bazı ayrıntılar öğrendik: "Bakırlıtepe'de 1993'te alt ve üst yapı çalışmaları başladı. 1994'te bölgeye ulaşıldı, elektrik götürüldü. Teleskop binalarıihalesi yapıldı. İki tane teleskop binası yapılacak. 40 cm. ve 1.5 m. 'lik iki teleskop binası. Teleskobun birisi Hollanda hediyesi. Şu an Antalya' da. Kubbesi hazır. İkincisi Rusya 'da yapıldı. Tataristan'dan. Kullanımın yüzde 60'ı Rusya ve Tataristan 'ın, yüzde 40'ı Türkiye'nin olacak. Masrafları Türkiye'den. Bu ay Ankara'ya gelecek. Kubbesi seneye yapılo;cak. 1996'da faaliyete geçecek. TUBITAK'a bağlı bir gözlemevi olacak. Bir Danışma Kurulu kurulacak. Tabii, teleskopları, bir program dahilinde amatör Kaydadeğer gelişmeler 17 Temmuz 1995'te sonuçlandı. TÜBİTAK- Ulusal Gözmelevi'nin kuruluş yönetmeliği Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmeliğin ı. maddesi şöyle: "Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) bünyesinde, Antalya Beydağ-laT1;'nda yerleşik, kısa adı TUG olan TUBITAK Ulusal Gözlemevi kurulmuştur..." Sözkonusu TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi bünyesinde bir de Gözlemevi Kurulu bulunacak. Bu kurul; gözlemevi müdürü, müdür akademik yardımcısı ve 4 doktora öğrencisinden oluşacak.

Türk astronomi ve uzay çalışmalarına büyük emekler veren Prof. Dr. Adnan Kıral ve Nüzhet Gökdoğan hocalar belki göremedi veya göremeyecek ama, gelecek nesiller, kafalarını sadece su içmek için yukarıya kaldırmayacaktar. TÜBİTAK . Başkanı Prof. br. Tosun Terzioğlu'nun yoğun çalışma ve destekleri sayesinde insanımız, yıllardır kayıp veya sönen yıldızlarını arayacak. Belki de yepyeni ve önümüzde yeni ufuklar açan yıldızlarını bulacak. Prof. Dr. Cafer İbanoğlu, Ankara Üniversitesi'nde ı. Ulusal Amatör Astronomlar Toplantısı'nda, "Türkiye'de 44 bin bilim adamı var. Bunların dört bini bile bilim üretmiyor. Dünya bilim üretiminde geçen sene 34. sıradaydık" diye dert yanması boşuna değil. Milletçe buna müstehak olmadığımız ise ortada. Halbuki sözkonusu toplantıda Anadolu liselerinden imam hatip liselerine kadar çok sayıda okuldan kız ve erkek astronomi meraklısıgencin olması bunu gösteriyor. Onların astronomi ve uzay bilimlerine duydukları bu ilgiyi geleceğimiz adına değerlendirmek; vicdan sahiplerinin yapacakları en önemli şeylerden biri olacak. Gerçi mayıs ayı sonunda Tahran'da dünyanın dört bir yanından bilim adamlarının katıldığı ı.Uzay Teknolojisi Konferansı'na pek ilgi göstermesek de..

Ulusal Gözlemevi, ikbal semamıza açılan yeni bir ışık, yeni bir ışık yolu. Dileriz, ilgisizlikten açılır açılmaz kapanmaz veya çalışamaz hale getirilmez. Kandilli Rasathanesi, şehir içerisinde kaldığı için artık yıldızları görmüyor. Sadece sismik-deprem araştırmaları ve güneş gözlemleri yapabiliyor. Rasathane yetkilileri de bu yetersizliği kabul ediyor. Onların da umudu, Antalya'daki gözlemevinin bir an önce hizmet vermeye başlaması. Ulusal Gözlemevi artık yeni gözümüz. Gözümüze gözümüz gibi bakmak boyun borcumuz.

 
< Önceki   Sonraki >