Volkan Püskürmeleri Yazdır E-Posta
... 
Pinatubo Volkan Püskürmesi (15 Haziran 1991)

Filipinlerin başkenti Manila'nın 90 km kuzeybatısında bulunan ve yüksekliği 1800 metreye ulaşan Pinatubo yanar dağı, dünyada bilinen yaklaşık 550 aktif vol­kandan biridir. Bu dağ, Luzon adasında bulunan ve sık sık etkinlik gösteren çok sa­yıdaki volkandan farklı olarak 600 yıl sessiz kaldıktan sonra, 15 Haziran 1991 tari­hinde yeniden püskürmüştür. 20. yüzyılın ikinci yarısında görülen en büyük volkan patlaması olarak tarihe geçen patlama şeklindeki bu püskürmede, atmosfere büyük miktarda kül ve gaz karışmıştır. Nitekim yapılan hesaplamalar bu patlamayla başta volkanik kül olmak üzere, yaklaşık 3-5 km3 hacmindeki parçacığın açığa çıktığını ve bunların atmosferde 18 kilometreye kadar yükseldiğini göstermiştir. Buna karşılık aktif volkanların arasında çok önemli bir yeri olan St. Helens Dağının patlaması sı­rasında bile sadec, 0,9 km3 kül açığa çıkmıştır.

Patlamanın şiddetiyle ve dağın alt kısmından çıkan malzeme nedeniyle, dağın zirve kısmının yerinde 2 km çapında çok büyük oval bir çöküntü (kaldera) oluşmuş­tur. Ekim 1991 tarihinde açıklanan kesin sonuçlara göre bu patlama sonunda, top­lam 722 kişi yaşamını yitirmiştir. Bu ölümlerin 281'i ilk patlamada, 83'ü oluşan ça­mur akıntıları sonucunda ve 358'i de hastalık nedeniyle olmuştur. Ayrıca 1991 yılı­nın Haziran ayı boyunca devam eden volkanik aktivite nedeniyle, bu bölgede bulu­nan bir askerîüs boşaltılmış, binlerce personel ve bunların aileleri ile burada yaşa­yan halk (toplam 200.000 kişi) başka yerlere taşınmış, en az 42.000 yapı hasar gör­müştür.

Bu patlama sırasında atmosfere karışan 20 milyon ton civarındaki kükürtdiok-sitin su buharıyla etkileşimi sonucu sülfürik asit yüklü bulutlar oluşmuştur. Bu bu­lutlar 21 gün içinde bütün dünyayı kuşatmıştır. Volkanik kül ve tozlar çok çabuk çöktüğünden uzun süreli atmosferik etkileri olmayan malzemelerdir. Buna karşılık kükürt gazları yıllarca atmosferde asılı kalabilen ve atmosfer üzerinde çok önemli olumsuz etkileri olan gazlardır. Nitekim Huntsille'deki Alabama Üniversitesi Earth System Science laboratuarında yürütülen hava ve iklim çalışmaları, 1992 yılı yaz mevsiminin, diğer yıllara göre daha soğuk geçmesinin bu patlamalardan kaynaklan­mış olabileceğini ortaya koymuştur.

Pinatubo dağında 600 yıl sonra yeniden başlayan aktivetinin ilk belirtileri, 2 Ni­san 1991 tarihinde çiftçilerin volkanda bir hat boyunca buhar püskürmelerini gör-meleriyle ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine Filipinler Volkanoloji ve Sismoloji Ensti tüsü Jeologları ve ABD Jeoloji Araştırmaları Merkezi hızla dağın aktivitesini göz­lemeye başlamışlardır. Bunun için uygun yerlere deprem ölçerler, volkandaki eğim­de bir değişiklik olup olmadığını belirlemek için de, tiltmetreler yerleştirmişlerdir. Mayıs ayı sonlarında dağın içine sokulan magma nedeniyle bir Lav domu oluşmuş, kükürtdioksit emisyonunda da, olası bir patlamanın habercisi sayılabilen bir artış gözlenmiştir. Bu izleme sonunda büyük patlamadan 4 gün önce gaz ve kül emisyo-nundaki artışın ve lav domunun, hızla büyüdüğünün tespit edilmesi, bazı acil ölemlerin alınmasını sağlamıştır. Bu sayede daha büyük ölçüde olabilecek can ve mal kaybının önüne geçilmiştir. Çünkü patlama korkusuyla tehdit altındaki yaklaşık 24 kilometre yarıçaplı bir daire içinde kalan yerler boşaltılmış, burada yaşayanlar başka yerlere taşınmıştır. 15 haziran 1991 günü patlama olduğunda, bu tehlikeli bölgede yaşayan halkın büyük bir bölümü tahliye edilmiş olmasına rağmen 17 dakika süren ilk patlama sırasında 364 kişi yaşamını yitirmiştir.

Bu olayda görülen ölümlerin çoğunun, önüne gelen her şeyi yok eden proklas­tik madde ve çamur akıntılarından kaynaklandığı bilinmektedir. Dağın zirvesinde başlayan, saatteki hızı 130 km'ye ulaşan ve 12-18 km. kadar ilerleyen bu akıntılar, yeryüzünde yer yer 220 metre kalınlıkta tabakalar oluşturmuştur.

Pinatubo volkanı 1991 yılının geri kalan döneminde, hatta 1992 yılında da et­kinliğini azaltarak sürdürmüştür. Nitekim 4 Nisan 1992 günü dağın kuzeydoğu ya­macında görülen çamur akıntısı, eski proklastik akıntı kanalınıçatlatarak bir buhar patlamasına neden olmuştur. Bu olay sonucunda oluşan kül bulutu 1200 metreye kadar yükselmiş ve dünyanın değişik yerlerinde önemli hava olayları yaşanmıştır. Yi­ne Haziran 1992 tarihinde dağın yamaçlarından hızla akan çamur, yamaç eteklerin­deki yerleşim merkezlerinde büyük can ve mal kayıplarına neden olmuştur. Bu çmur akıntısı, yoğun yağmurun, eski kül depolarını ve diğer malzemeleri çamur ha­line getirmesiyle ortaya çıkmıştır.

(Monroe ve VVicander (1995) 'den alınmıştır.)

 
 
< Önceki   Sonraki >