|
12. YILDIRIM
A. Genel Bilgiler
Yıldırım ve şimşek; bulut içinde, iki bulut arasında ve bulutla yer arasında olan bir elektriki boşalmadır. Ülkemizde bulutla yer arasındaki elektriksel boşalmaya yıldırım, diğer boşalma şekillerine (Atmosferde meydana gelen elektrik akışına) ise şimşek ad; verilmektedir. Elektrik akışı olayının %80'i bulut içinde (şimşek şeklinde) %20'si ise bulutla yer arasında (yıldırım şeklinde) oluşmaktadır. Bu olaylar yıldırım düştü ve şimşek çaktı olarak da ifade edilmektedir.
Yıldırım, atmosferik elektriğin gözle görülebilen en dehşet verici ve en yakıcı şeklidir. Bunun için afete neden olan en tehlikeli ve en acımasız doğal olayların başında gelmektedir. Tek bir yıldırım 100.000 amper büyüklükte bir elektrik akımı oluşturabildiğinden, ciddî yaralanmalara ve ölümlere neden olabilmektedir. Sadece ABD'de yılda ortalama 250 kişi yıldırımdan etkilenmekte ve 100'ün üzerinde can kaybı görülmektedir. Dünyanın değişik yerlerinde birçok kişi tarlada çalışırken, ata binerken, çobanlık yaparken, dağlarda ve denizlerde gezerken, spor yaparken, kapalı yerde otururken yıldırım düşmesi sonucu hayatını kaybetmektedir. Ayrıca yerleşim yerlerinde, geniş çalılık ve ormanlık alanlarda büyük yangın olayları yaşanmaktadır.
Yıldırım olayında bulut içindeki elektrik akımı, yere ulaşabileceği en kısa yolu seçmektedir. Bunun için ağaçlar, çok katlı binalar, kuleler gibi yüksek yerler, yıldırıma karşı hassas yerlerdir. Yine özellikle metal yapılar, kuleler, çubuklar, çitler gibi iletkenlik özelliğine sahip yerler ile pozitif elektrik yükünün fazla olduğu noktalar, yıldırım düşme şansı yüksek olan yerlerdir.
B. Yıldırımların Oluşumu
Şimşek ve yıldırım çoğunlukla, kümülonimbus (Cb) bulutlarının olgunluk aşamasında oluşan fırtına bulutlarının içinde görülmektedir (Şekil 85). Ancak kümülonimbus bulutlarındaki bu olağanüstü elektrik birikiminin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bunun; bulut içindeki çok kuvetli yükselici ve alçalıcı akımlar sonucu, su damlacıklarının ve buz kristallerinin, birbirleriyle çarpışması ve sürtünmesi sırasında oluşan, statik elektrikten ve aşırı soğumuş su damlacıklarının anîden buz kristalleri hâline dönüşmesiyle açığa çıkan gizli ısıdan kaynaklandığı kabul edilmektedir.
Genel bir kural olarak, pozitif elektrik yüklü su ve buz parçacıkları Cb bulutunun üst kısmında, negatif elektrik yüklü parçacıklar ise alt kısmında toplanmıştır. Bulutun alt kısmında oluşan negatif elektrik yüklü alan, bulutla yer arasında ve yeryüzünde, pozitif elektrik yüklü bir alanın oluşmasına neden olur. Oluşan bu pozitif yük, hareket eden bulutu yeryüzünde adeta bir gölge gibi takip eder. Bulutun üst ve alt kısımları ile bulutla yer arasında oluşan elektriksel enerji farkı, bulutun taşıyamayacağı bir noktaya geldiği an (yaklaşık 100 milyon volt), aşağıya doğru olağanüstü büyüklükte bir enerji akışı başlar. Yere doğru olan bu ilk enerji akışı, en az dirence sahip yolu izler. Bu elektrik akışı, 50-100 metrelik basamaklar hâlinde, duraklamalarla olur ve elektron akışı yere kadar ulaşır. Bu duraklamalar saniyenin 50 milyonda biri kadar bir zaman dilimi içinde gerçekleştiğinden, bunları gözle görmek mümkün değildir.
Buluttaki elektrik yükü, ilk çakışta yere doğru boşalır. Yere doğru yaklaşıldığında bu ilk çakışa karşılık iyonize yol boyunca yerden yükselen ve buluta kadar uzanan ikinci bir geri dönüş darbesi oluşur. Gözle de görülebilen bu ikinci elektrik enerjisi akışına Yıldırım adı verilir.
Bir yıldırım olayında normal olarak gözle görülemeyen iki ya da 3 çakma olmaktadır. Fakat bugüne kadar 42'ye ulaşan sayıda çakma kaydedilmiştir. Geri dönen elektrik akımının (yıldırım), içinden geçtiği hava sütununun sıcaklığı, Güneş'in yüzey sıcaklığından 5 kat daha fazladır (30.000°C). Bu olağanüstü sıcaklığa ulaşan hava, âni olarak genişlediğinden çevresinde şok dalgaları oluşur. Bu dalgalar bir patlama sesiyle yayılır ki bu sese gök gürültüsü adı verilmektedir.
Bu olaylara neden olan bulut tam üzerimizde ise, elektrik boşalmasıyla birlikte gök gürültüsü de duyulur. Bulut uzakta ise, gök gürültüsü daima şimşek ya da yıldırımdan sonra işitilir. Gök gürültüsü, elektriksel boşalım noktasından genellikle 15 km uzaklıktan duyulabilir. Ancak elektrik boşalmasının büyüklüğüne bağlı olarak 25 kilometre uzaklıktan da duyulduğu görülmüştür.
Işık saniyede 300.000 km hızla hareket ettiği için, şimşek ve yıldırım oluştuktan çok kısa bir süre sonra görülür. Sesin hızı saniyede 340 metre olduğu için, gök gürlemesi çok daha sonra işitilir. Yani ses 1 km'yi 3 saniye dolayında katetmektedir. Buna göre boşalmanın oluştuğu yerin bulunduğumuz yerden ne kadar uzakta olduğu tahmin edilebilir. Örneğin, yıldırımın görüldüğü andan gök-gürültüsünün duyulduğu ana kadar geçen süre 9 saniye ise, yıldırım 3 km uzağa düşmüş demektir.
C. Yıldırımların Dünyasal Dağılımı ve Zararları
Yıldırım olayları konveksiyonel yağışların yoğun olarak görüldüğü bölgelerde çok sık rastlanan bir doğal olaydır. Özellikle de orajlara (yağışlı, şimşekli, gökgürültülü fırtınalar) neden olan kümülumbus bulutlarının oluşumu ve dağılışı ile bir paralellik göstermektedir. Bu nedenle Ekvatoral-Tropikal kuşak ile subtropikal kuşağın yağışlı bölgelerinde ve orta enlemlerde yıldırım olayı sıkça görülmektedir.
Subtropikal bölgelerin ve orta enlemlerin yağışlı bölgelerinde yer alan geniş kara parçaları, özellikle ilkbahar, yaz başları ve sonbahar sonlarında Dünya'da yıldırımın en sık görüldüğü yerlerdir. Buralarda atmosferik kararsızlığa bağlı olarak gelişen Cb bulutları, yıldırımların oluşmasının temel nedenidir.
Yıldınm olaylarının en az görüldüğü yerler ise, Dünya'nın kurak bölgeleridir. Buralar, kutup bölgeleri ile subtropikal yüksek basıncın etkisinde bulunan geniş çöl alanlarıdır.
Ahrens (1994)'e göre Dünya'da günde ortalama 44.000 dolayında, şimşek ve yıldırım üreten fırtına oluşmakta, 8-9 milyon dolaymda şimşek-yıldırım olayı görülmektedir (Örneğin 1993 Martında ABD'de Florida'da meydana gelen bir fırtınada bir saatte 5000 şimşek çakmıştır). Buna göre saniyede 100 şimşek ve yıldırım olayı yaşanmakta ve 4 milyar kilovat saatlik enerji açığa çıkmaktadır.
Etki alanları oldukça sınırlı olmasına rağmen, Yıldırımlar afet boyutunda önemli zararlara neden olabilmektedir. Bu olumsuz sonuçlar aşağıdaki şekilde özetlenebilir.
• Pek çok insan hayatını kaybeder.
• Hayvan kayıpları olur.
• İnsanlar psikolojik açıdan olumsuz yönde etkilenir.
• Orman ve çalı yangınları sonucunda ve büyük ürün kayıpları olur (Yıldırım nedeniyle ABD'de yılda 10.000 orman yangınının çıktığı ve bundan dolayı olan parasal kaybın 50 Milyon ABD doları civarında olduğu belirtilmektedir).
• Binalarda ve petrol istasyonlarında büyük yangınlar başlar.
• Yüksek gerilim hatları büyük zarar görür.
• Elektrikli ve elektronik sistemlerde arızalar meydana gelir.
• Haberleşmede aksamalar olur.
• Ulaşımda, özellikle de hava ulaşımında aksamalar ve kazalar meydana gelir.
D. Yıldırım Olaylan ve Türkiye
Türkiye, subtropikal kuşağın kışı yağışlı-yazı kurak Akdeniz iklim bölgesinde yer almaktadır. Onun için ülkemizin büyük bir bölümünde yağışlar daha çok kış mevsiminde görülmektedir. Ancak karasallık derecesi yüksek iç ve özellikle de doğu bölgelerimizde yer seviyesindeki aşın ısınmaya bağlı olarak, ilkbahar, yaz başları ve sonbahar sonlarında da yıldırım olayının görüldüğü gök gürültülü sağanak yağışlar etkili olmaktadır.
Ülkemizde sıkça görülen yıldırım olayları esas olarak üç nedene bağlıdır.
• Kış mevsiminde Akdenize gelen ya da Akdeniz üzerinde oluşan, ılık ve nemli havayı taşıyan cephesel siklonlar (alçak basınç merkezi)ın Türkiye'yi etkilemesi
Bilindiği gibi yıldırım, atmosferin alt kısımlarında bulunan sıcak ve nemli havanın hızlı bir biçimde yükselerek soğuması ve yoğunlaşmasıyla oluşan Cb bulutlarında görülür. Bunun için bu tip fırtınalar, yıldırım olayının sık görüldüğü hava sistemleridir.
• Uygun orografik yapı
Kıyıdan aniden yükselen sıra dağların yıldırım oluşmasında önemli etkileri vardır. Bu nedenle oluşan yıldırımlar deniz üzerinden rüzgarla taşınan sıcak ve nemli havanın kıyı dağlan üzerinde anîden yükselmesiyle oluşan orografik yağışlarla ilgilidir. Özellikle kışın Akdeniz, Ege ve kısmen de Marmara bölgelerinde görülen yıldırım olayları, cephesel sistemlerle gelen ılık ve nemli havanın yoğunlaşarak orografinin etkisiyle fırtına bulutları (Cb)nm oluşmasıyla ilgilidir.
• Karasallık derecesi yüksek bölgelerimizdeki kuvvetli konvektif hava hareketleri
İç ve Doğu Anadolu Bölgelerinde özellikle ilkbaharda, yaz başlarında ve sonbahar sonlarında atmosferin alt kısımları çok fazla ısınır. Üst kısımları ise oldukça soğuktur. Bu durumda yere yakın kısımlardaki nisbeten nemli ve sıcak hava termik olarak hızla yükselir. Hem yükselmeden dolayı, hem de üst seviyelerdeki soğuk havanın etkisiyle soğuyarak yoğunlaşır. Bunun sonucu oluşan elektrik yüklü Cb bulutları ve yağış fırtınaları içinde yıldırımlar oluşur. Ancak bu bölgelerimizde cephesel harekete, özellikle de soğuk cephelere bağlı olarak da yıldırım olayları görülmektedir.
E. Yıldırımdan Korunma
Bugün için yıldırımı önlemek mümkün değildir. Ancak özellikle ABD'de bazı kapsamlı projeler çerçevesinde, yıldırımı doğuran hava koşullarını değiştirmek suretiyle yıldırım önleme çalışmaları yapılmaktadır. Ancak bugün için bunlar, sınırlı alanları ilgilendiren bölgesel çalışmalar şeklindedir.
Yıldırımdan korunmak ve zararlarını aza indirmek için; şimşekli, gökgürültülü ve sağanak yağışlı havalarda aşağıdaki önlemleri almak gerekir.
• Geniş bir alanda tek başına bulunan ağaçların altında ya da yakınında durulmamalıdır. Ağaçlar yıldırımı çektiği gibi, bitki özü iyi bir iletken olduğundan, yıldırımın verdiği ısı enerjisi ile ağaç kabukları patlayabilir ve yanında duranlara zarar verebilir.
• Bu tip havanın görüldüğü zamanlarda metalden yapılmış çitlerden uzak durulmalı, silâh ve diğer metal cisimler taşınmamalıdır.
• Şimşekli havalarda alçak binalara sığınılmak, bu olmadığı takdirde yüksek yapılardan uzak durulmalıdır.
• Açık alanda bulunuluyorsa, çömelerek başı mümkün olduğunca aşağıda tutmalı, ancak yere kesinlikle uzanılmamalıdır. Genellikle yıldırımın düştüğü yerin yakın çevresinde yoğun elektrik yükü bulunduğundan, yüzey akımı vücuda girerek ciddî zararlar doğurabilir.
• Şimşekli gök gürültülü havalarda saçlar dikleşmeye ya da deri karıncalanmaya başlamışsa, bu belirtilerin, yıldırıma neden olabilecek elektrik akımının etkisi sonucu olabileceği dikkate alınmalı ve hemen bulunulan noktadan uzaklaşın.
• Yıldırımın çarptığı insanların genellikle bilinçleri kaybolur ve solunumları durur. Böyle durumlarda onlara kalp masajı uygulanmalıdır.
Yıldırımın çarptığı kişiler, maruz kaldıkları şok dalgası yüzünden metrelerce ileriye savrulabilir, giysileri parçalanabilir. Giysilerin âni ısınması ve genişlemesi onların patlamasına, parçalanmasına neden olabilir. Derinin sıcak havayla anlık teması, yanıklara neden olabildiğinden acil tıbbî müdahale yapılması gerekebilir.
• Yerleşim merkezlerindeki yüksek yapılara ve yüksek gerilim hattı direklerine, elektrik yükünü yerde bulunan bir levhaya aktaran paratonerler (yıldırımsavarlar) konulmalıdır.
• Yerleşim birimlerine ve orman alanlarına, yaklaşan şimşekli yıldırımlı fırtınaları haber veren otomatik yıldırım belirleme sistemleri ağı kurulmalıdır.
• Su iyi bir iletken olduğu için, bu gibi havalarda su kütlelerinden uzak durulmalıdır.
• Elektrik, ıslak tekerleklerden yere aktığından, araçların içi güvenlidir. Bunun için kritik havalarda araç içine sığınmak iyi bir korunma yoludur.
• Sıcak hava, soğuk havadan daha iyi bir iletkendir. Onun için yıldırımlar, bacalara daha sık düşmektedir. Bu durum dikkate alınarak, gök gürültülü sağanak yağışların görüldüğü fırtınalarda bacalardan uzak durulmalıdır.
• Yıldırımın aynı yere iki defa düşmeyeceği şeklinde yanlış bir kanı vardır. Örneğin, Newyork'daki Empire State binasına 15 dakikada 15 kez yıldırım düşmüştür. Yine ABD'nin Virginia eyaletindeki bir park bekçisini 1942-1977 yılları arasında 7 kez yıldırm çarpmıştır. Bu durumun da göz önünde bulundurularak yanılgıya düşülmemesi ve yine gerekli önlemlerin alınması gerekir.
|