Coğrafya Dünyası
Anasayfa arrow Doğal Afetler arrow Atmosfer Kökenli(Meteorolojik-Klimatolojik)Afetler arrow El Nino(Güney Salınımları) 06 01 2009

Belgesel - Dizi - Coğrafya Set

Kaynak Adresler
Coğrafya Oyunları
Doğal Afetler
Coğrafya Haberleri
Enerji Kaynakları
Son eklenenler

Afetler Coğrafyası Ramazan Özey
Mp3 Dinleyin
Mp3 Dinle
Yurdumuzdan Kareler
Dünyanın Enleri
Coğrafya'nın Enleri
Ülke Haritaları
Ogretmenlerin Sitesi
WEB DERSLERİ
El Nino(Güney Salınımları) Yazdır E-Posta
EL NİNO / GÜNEY SALINIMLARI

A. Genel Bilgiler

El Nino (EN) Büyük Okyanus (Pasifik Okyanusu)un tropikal orta ve doğu bölümünde özellikle de Güney Amerika kıyılan boyunca, düzgün olmayan ara­lıklarla her 3 ile 7 yılda bir görülen, okyanus yüzey sularının aşırı ısınmasıyla ve üzerindeki havayı ısırmasıyla ortaya çıkan bir okyanus-atmosfer olayıdır.

Genellikle kışın görülen ve etkisi birkaç aydan birkaç yıla kadar süren bu olay, o bölgedeki genel atmosfer dolaşımındaki büyük bozulmayla (tamamen yön değiştirmesiyle) ortaya çıkmaktadır. Bu anormal atmosfer koşullanna Gü­ney Salınımlan (SO) adı verilir. Bunun için bu iki olay birlikte El Nino /Güney Salınımları (ENSO) olarak anılmaktadır.

B. El Nino'nun Oluşumu

Normal kış koşullannda bu olayın görüldüğü bölgede, Endonezya-Kuzey Avustralya bölgesi üzerindeki ekvatoral alçak basınç alanı ile, Büyük Okyanu­sun Güneydoğusundaki subtropikal yüksek basınçtan kaynaklanan bir hava dolaşım sistemi vardır (Şekil 103). Başka bir deyişle pasifik okyanusunun tropi­kal doğu bölümü üzerinde bulunan yüksek basınçtan, Endonezya-Avustralya üzerinde bulunan alçak basınç merkezine doğru hava akımları (ticaret rüzgârla­rı) etkili olmaktadır. Bu rüzgârlarla batıya doğru taşınan Güney Amerika kıyıla-nndaki okyanusun serin yüzey suları, doğrudan güneş ışınlarının ve atmosferin etkisiyle ısınmaktadır. Buna göre normal zamanda yüzey suları Doğu Pasifikte daha serin, Batı Pasifikte daha sıcaktır.

Aynca sürüklenen yüzey suyu, Batı Pasifikte (Avustralya ve Endenozya kı­yılarında) deniz seviyesinde bir metre yada daha fazla bir yükselmeye neden olurken, doğu pasifikte (Güney Amerika kıyılarında) alçalmaya neden olmakta­dır. Bu olay, doğu tropikal okyanusa doğru (Güney Amerikaya) olan zayıf deniz akıntısının oluşum nedenidir.

Ancak birkaç yılda bir, bu bölgedeki yer basınç dağılımında anormal bir durum ortaya çıkmakta, Batı Pasifik bölgesi üzerindeki basınç yükselirken, Doğu Pasifik üzerinde düşmektedir. Böylece Endonezya bölgesi üzerinde bir yüksek, orta ve doğu pasifik üzerinde ise bir alçak basınç merkezi oluşmakta­dır. Bu anormal olay daha önce de belirtildiği gibi güney salınımları (SO=sout-hern oscallation) olarak adlandırılmaktadır.

Bu basınç sistemindeki tamamen tersine dönme olayı, ticaret rüzgârlarını gittikçe zayıflatmakta, hattâ daha önce açıklanan yüzeysel su akıntısını doğu­ran, doğu yönlü rüzgârların yerini batı yönlü rüzgârlar almaktadır. Böylece tro­pikal Pasifik Okyanusu üzerindeki geniş bir su kütlesi ısınmakta ve doğuya Gü­ney Amerika kıyılarına doğru genişleyerek Kelvin Dalgası denilen dalgalar şeklinde yayılmaktadır. Bu muhteşem görünüşlü dalgalar 15 cm yüksekliğinde olmasına rağmen, ekvatorun kuzeyinde ve güneyinde yüzlerce kilometreye ka­dar etkili olabilmektedir. Bu durum EI-Nino olayının göstergesidir(Şe/cı7 104).

Bir veya birkaç yıl arasında değişen ısınma döneminin sonuna doğru, doğu Pasifik Okyanusu üzerinde oluşan alçak basınç merkezindeki değerler yüksel­meye, buna karşılık Batı Pasifik üzerindeki, basınç değerleri düşmeye başlar ki, bu durum, El-Nino'nun sonuna yaklaşıldığının göstergesidir.

Atmosfer dolaşımındaki ve yüzeysel okyanus akıntılarındaki bu bozulma­lar sonucu, normal koşullarda etkili olan yüksek basınç ve soğuk su akıntısına bağlı olarak, serin ve kurak bir iklimin görüldüğü Orta ve Doğu Pasifik'te (Gü­ney Amerika kıyılarında), etkili olan Alçak basınç ve sıcak su akıntısı nedeniyle sıcak ve yağışlı bir dönem görülür. Buna karşılık sıcak ve yağışlı bir iklime sa­hip olan, Endonezya ve özellikle de Avustralya'nın kuzeyinde ise, bu dönem­de büyük boyutta ve yaygın bir biçimde yağış azlığına ve sıcaklığa bağlı olarak, kuraklık yaşanır.

Özetle güney salınımlanna bağlı olarak Güney Amerika'nın tropikal batı kıyılarındaki atmosfer-okyanus anomalileri sonucu, yükseltici derin su akıntısı zayıflamakta ve onun yerini, batıdan gelen ekvatoral sıcak su akıntısı almakta­dır. Bunun sonucunda Peru ve Ekvador açıklarında deniz yüzeyi sıcaklığı 4-5°C birden yükselmektedir. Çoğunlukla Noel zamanında okyanus yüzey sularında­ki aşırı ısınmayla ortaya çıkan bu olaya, Peru'lu balıkçılar yerli dilinde Küçük Çocuk anlamına gelen El Nino adını vermişlerdir.

Tropikal Pasifik Okyanusu üzerindeki bazı bölgelerde deniz suyu sıcaklığı­nın, normal dolaşım koşullarına göre olması gereken uzun süreli ortalamadan, daha soğuk olduğu koşullara da, yerli dilinde Küçük Kız anlamına gelen La Ni­na denilmektedir. La Nina dönemleri Doğu Pasifiğin tropikal bölgeleri üzerin­deki antisiklonların daha da kuvvetlenmesi ve sayılarının artması sonucu ya­şanmaktadır.

El Nino, bazen sıcak olay ya da sıcak devre olarak, La Nina ise, soğuk olay ya da soğuk devre olarak da adlandırılmaktadır. İlk kaydedildiği 1541 yılından beri birçok kereler bu olaylar yaşanmıştır.

C. El Nino'nun Küresel İklim Sistemi Üzerindeki Etkileri

Değişik yıllarda yaşanan El Nino olaylarının hemen hepsi bazı ortak özel­liklere sahipse de, her biri büyüklük, süre, küresel iklime ve çevreye olan etki­leri bakımından bazı farklılıklar göstermektedir.

El Nino'nun büyüklüğü, oluştuğu alanlardaki belirli noktalarda gözlenen deniz suyu sıcaklığının değeriyle anlaşılır. Oluştuğu bölgeler, Tropikal Pasifik Okyanusunun Orta ve Doğu (150° doğu 90° batı boylamları, 5° kuzey ve 5° gü­ney enlemleri arasındaki denizler) bölgeleridir.

El Nino sürecinde orta ve doğu Tropikal Pasifik Okyanusu yüzey suları aşı­rı ısınmakta, akıntı sistemi değişmekte, okyanus üzerindeki hava kütlesinin ısı­narak yükselmesinden dolayı da, şiddetli yağışlar olmaktadır. Bu durum genel atmosfer dolaşımını bozmakta, bunun sonucu olarak dünyanın birçok yerinde beklenenin dışında kuvvetli hava olayları ve bunlarla ilişkili doğal afetler ya­şanmaktadır.

Doğal olarak okyanusların yüzey sıcaklıklarının El Nino döneminde değiş­mesi, yakınındaki kıt'alar üzerinde de etkili olmakta, deniz ve kara yüzeyleri arasındaki sıcaklık farkı arttığından beklenilmeyen kuvvetli meteorolojik olay­lar yaşanmaktadır.

Görüleceği gibi, genel atmosfer dolaşımına ve okyanus akıntı sistemine olan etkilerinden dolayı, El Nino'nun etkileri küresel boyuttadır. Nitekim sıcak (El Nino) ve soğuk (La Nina) dönemlerde Tropikal ve Tropikal dışı kuşaktaki hava dolaşımını oluşturan ve yönlendiren, alçak ve yüksek basınç merkezlerinin yerlerinde ve etkilerinde büyük değişmeler olmaktadır. Bunun sonucunda dün­yanın birçok bölgesinde beklenmeyen ve çok etkili hava olayları görülürken, uzun sürmesi hâlinde de belli bir süre iklimde bozulmalar görülmektedir.

Basınç merkezlerinin yer değiştirmesiyle ilişkili olarak ortaya çıkan bekle­nilmeyen hava koşullan aşağıdaki şekilde özetlenebilir.

El Nino dönemlerinde normal koşullarda, Kuzey Avustralya ve Endo­nezya üzerinde bulunan alçak basıncın yerine yüksek basınç, Orta ve Batı Pasi-fikte normal koşullar altında bulunan yüksek basıncın yerine de, alçak basınç hâkirrf olmaktadır. Bu durum yağış koşullarını değiştirmektedir. Alçak basman etkili olduğu yerlerde bol yağış görülürken, yüksek basınç alanlarında yağışsız bir dönem yaşanmaktadır.

Aleut Alçak basınç merkezi El Nino olaylarının görüldüğü kış mevsim­lerinde derinleşmekte (kuvvetlenmekte)dir. Buna bağlı olarak atmosferdeki olaylarda önemli değişmeler olmaktadır.

   Bazı araştırmalar, Avrupa'da, El Nino döneminde siklonların, La Nina döneminde ise antisiklonların, daha etkili olduğunu göstermektedir.

La Ninadönemlerinde, Avrupa'yı etkileyen alçak basınç sayısındaki azal­maya bağlı olarak, Avrupa'nın batı ve güneybatı bölümlerinden Karadeniz'e kadar uzanan alanda, kuraklık ve sakin hava koşulları, El Nino dönemlerinde ise yağışlı-fırtınalı bir hava yaşanmaktadır.

• Genel olarak Akdeniz havzası ile İskandinavya'da El-Nino dönemlerinde kurak ve sakin, La Ninadönemlerinde ise daha yağışlı ve kuvvetli meteorolojik olayların görüldüğü bir dönem yaşanmaktadır.

D. El Nino'nun Olumsuz Sonuçları

Önceleri El Nino, yalnızca Büyük Okyanus'un belirli bir bölgesini ilgilendi­ren önemli, ama yeni ortaya çıkan bir okyanus olayı olarak görülmüştür. Ancak son yıllarda güneyli salınım olarak bilinen bir atmosfer anomalisiyle ortaya çık­tığı anlaşılan bu doğal olayın, binlerce yıldan beri yaşandığı, dünyada görülen büyük kuraklıkların ve ekstrem atmosfer olaylarıyla ilgili diğer doğal afetle­rin bununla ilişkili olduğu kanıtlanmıştır.

Tropikal Pasifik okyanusu bölgesinde, atmosfer-okyanus sistemindeki nor­mal ilişkilerin bozulmasına El Nino ve La Ninaolaylarının yaşanmasına ve dünya iklimindeki dalgalanmalara neden olan atmosferin genel dolaşımındaki bu bozulmanın nedeni, henüz tam olarak bilinmemektedir. Volkanik olaylarla, Güneş'teki patlamalarla ve diğer doğal süreçlerdeki olaylarla kesin bir ilişki kurulamadığı gibi, küresel ısınmayla olan bağlantısı da bilimsel olarak ortaya konulamamıştır.

Son 35-40 yıldan beri El Nino'yu anlamak ve oluşum mekanizmasını çöze­bilmek için büyük çaba sarfedilmektedir. Ne yazık ki bugüne kadar, dev bilgisa­yarların devreye girmesine ve atmosfer-okyanus gözlem sistemlerinin gelişme­sine rağmen, ancak atmosfer ve okyanus arasındaki karmaşık ilişkilerin sadece bir kısmı çözülebilmiştir.

1982-1983 yıllarında Dünya'nın birçok bölgesinde yarattığı olumsuzluklar, El Nino olayını bilim dünyasının en öncelikli konulan arasına sokmuştur. Bu El Nino döneminde, Kuzey Amerika'da o güne kadar görülmemiş tehlikeli hava olayları yaşanmış, Avustralya'da yaşanan büyük kuraklık sonucunda çok büyük çalı yangınları görülmüştür. Yine bu dönemde Hint Musonlarının beklenilen biçimde gerçekleşmemesi Hindistan'ın önemli bir bölümünde büyük kuraklığa neden olmuştur. Bu dönemden sonra El Nino, büyük bir meteorolojik doğal tehlike olarak kabul edilmiş, 1970'lerde başlanan bilimsel çalışma ve araştırma­lara, bu olaylara bağlı olarak yaşanan afetlerden sonra daha da hız verilmiştir. Tropikal Pasifik Okyanusunda oluşan bu olaylar, yapay meteorolojik uydu­lar aracılığıyla uzaydan, elektronik gözlem sistemleriyle de yerden ve atmosfer­den devamlı olarak gözlenmektedir. Elde edilen bilgilerle, matematiksel atmos-fer-okyanus modelleri de kullanılarak, dev bilgisayarlar aracılığıyla El Nino tahminleri yapılmaya çalışılmaktadır. Yaklaşık 12-18 ay süren bir El Nino döne­minde, bu güne kadar yaşanan ve yaşanması muhtemel olan olumsuz olayları ve yaşanan afetleri aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür.

   Tropikal orta ve doğu Pasifik'teki basınç merkezlerinin yer değiştirmesi, normalde kurak olan bölgelerde ve çöllerde kuvvetli yağışlara, nemli bölgeler­de ise; şiddetli kuraklıklara, çalı ve orman yangınlarına neden olmaktadır.

   Özellikle El Nino'nun oluştuğu ve çok etkili olduğu Güney Amerika'nın batı kıyılarında (Peru ve Ekvator) deniz yüzey sıcaklığının aşın artışına bağlı olarak, beslenme yetersizliği sonucu toplu balık ölümleri olmakta, balıkçılar büyük ekonomik güçlük yaşamaktadır. Buna bağlı olarak deniz kuşları ve me­melileri de beslenemeyeceğinden, büyük zarar görmektedir. 1982-1983 El Nino devresinde Peru'daki deniz kuşlarının yaklaşık %85'inin öldüğü tahmin edil­mektedir.

   Orta ve Batı Pasifik bölgesinde deniz yüzey sıcaklığının artmasına bağlı olarak oluşan kararsız hava, buralarda çok şiddetli fırtınalara ve yağışlara ne­den olmaktadır. Güney Amerika'nın batı kıyılarında bu olaylar yoğun olarak

yaşanmaktadır.

    Ekvador, Peru, Küba, ABD'nin güneyindeki şiddetli yağışlar ve buna bağlı sel olayları çoğunlukla kuvvetli El Nino yıllarında oluşmuştur.

    Avustralya, Endonezya, Filipinler ve Güney Afrika'daki kuraklık, çalı ve orman yangınları, genel olarak El Nino dönemlerinde yaşanmaktadır.

    1982-1983 El Nino olayı, o güne kadar görülen ekonomik ve çevresel etki­si en büyük olan ENSO olayıdır. Bu dönemde dünyanın birçok yerinde kasırga­lar, şiddetli yağışlar, taşkınlar, kuraklık, orman yangınları ve tarımsal ürün­lerde azalmalar görülmüştür. Bütün bu ekonomik kayıplann değeri, 8-13 milyar ABD doları olarak hesap edilmiştir. Ayrıca bu dönemde doğal afetler ve salgın hastalıklar sonucu 2000 kişi hayatını kaybetmiştir.

    El Nino devreleri uzun süreli olduğu zaman, hava ve iklim koşullarında­ki değişimler farklı ekosistemler üzerinde olumsuz koşullar yaratmaktadır.

    El Nino koşulları tropikal fırtınaların oluşumunu hızlandırmakta, etkile­rini arttırmakta ve etki alanlarını genişletmektedir.

    Sıcak dönemde (El Nino döneminde) Hint musonlarının etkisi azalmak­ta, normalinden az yağış düşmekte ve özellikle Hindistan'ın kuzeybatı bölgele­rinde ciddi sorunlar doğuran kuraklıklar yaşanmaktadır.

    1997-1998 döneminde yaşanan şiddetli El Nino olayının da yine, 1982-1983 dönemindeki kadar, hattâ daha da fazla can ve mal kaybına neden olduğu bilinmektedir. 1997-1998 El Nino olayı, bugüne kadar görülen en güçlü ve etki­li El Nino olayıdır. Çünkü bu olayda kuvvetli sıcak dönemler birbirini takip et­miş, Tropikal Doğu Pasifik boyunca Nisan ve Mayıs aylarında deniz yüzeyi sı­caklık değeri düşmesi gerekirken, aşın derecede artarak 28°C'yi bulmuştur. Ağustos ve Eylül aylarında, rekor seviyeye ulaşılarak ekvator boyunca uzanan ve 120° batı boylamının doğusundaki sularda normal ortalama değerlere göre 5°C'ye varan artışlar olmuştur. Bu olayın dünyasal boyuttaki etkileri aşağıdaki şekilde özetlenebilir.

 

-   Avustralya'nın büyük bir bölümünde yağışta, normaline göre 400-500 mm azalma olmuş, bunun sonucu büyük boyutta kuraklık yaşanmış, geniş alanlı ça­lı ve orman yangınları görülmüştür.

-   Afrika'nın doğusunda, kıyı alanları başta olmak üzere büyük bir bölgede yoğun yağışlar görülmüş, çok büyük sel ve taşkın olaylan yaşanmıştır.

-    Endonezya'da büyük kuraklık yaşanmış önemli boyutta orman yangınla­rı olmuştur.

-    Kuzey Pasifik'te kuvvetli tropikal fırtınalar birbirini izlemiş, can ve mal kayıpları yaşanmıştır.

-    Orta Amerika'da Haziran-Ekim döneminde büyük kuraklık yaşanmıştır.

-    Güney Amerika'nın kuzey kesimlerinde anormal derecede kuraklık ya­şanmıştır.

-    Güney Amerika'nın güney bölgelerinde Haziran-Ekim döneminde nor­malinden çok fazla yağış kaydedilmiştir. Şili'nin bazı yerlerinde bir gün içinde bir yıldaki toplam yağış kadar yağış görülmüş, büyük sel, çığ ve heyelan gibi doğal afetler yaşanmıştır.

-    Güney Amerika'nın büyük bir bölümünde sıcaklık, normallerinin çok üzerine çıkmıştır.

-    Kuzey Amerika, bu El Nino döneminde olumsuz koşulların yaşandığı ül­kelerin başında gelmektedir. Özellikle kışın ve ilkbahar başlarında görülen ve afet halini alan şiddetli fırtınalarda büyük can ve mal kaybı olmuştur.

 

    Orta Avrupa'daki etkileri tam olarak ortaya konulamamakla beraber, Av-rupanın büyük bir bölümünde kuvvetli yağış ve etkili sellerle El Nino arasın­da bilimsel açıdan bir ilişki olabileceği belirtilmektedir.

    El Nino dönemlerinde Doğu Pasifik'te oluşan birkaç kasırga kuzeye doğ­ru yönelerek Meksika'da çok büyük zararlara neden olmuştur.

    1982-1983 ve 1997-1998 El Nino dönemlerinde Avustralya, Endonezya, Meksika, Filipinler ve Güney Afrika'da büyük kuraklık yaşanmıştır. Sadece tarım sektöründe, Güney Afrika'da 1 milyar, Meksika'da 600 milyon, Endonezya'da 500 milyon, Filipinlerde ise 450 milyon ABD doları ekonomik kayıp olmuştur.

E. El Nifio ve Türkiye

Türkeş (1998), ENSO'nun çeşitli devreleri süresince sıcak ve soğuk olaylar için elde edilen yağış ortalamalan ve bileşik anomalileri değerlendirmiştir. Bu çalışmada Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün seçilmiş istasyonları­nın meteorolojik bilgileri esas alınmış ve ENSO'nun 1930-1990 döneminde olu-

şan sıcak ve soğuk ekstremleriyle ilişkileri araştırılmıştır. Bu çalışmadan aşağı­da özetlenen sonuçlar çıkmıştır.

   91 istasyonun uzun süreli yağış dizilerinden hesaplanan Türkiye ortala­ma yıllık yağışlarında, El Nino olaylarından bir önceki yıllarda belirgin bir ar­tış, olayların başladığı yıllarda azalış ve olaylardan bir sonraki yıllarda ise yine bir artış eğilimi görülmektedir.

   La Ninaolaylarından bir önceki yıllardaki yağış değerlerinde zayıf bir artma, olayların başladığı yıllarda artma ve olaylardan bir sonraki yıllarda ise, azalma eğilimi görülmektedir.

   Kış yağışlarında, El Nino olaylarından bir önceki yıllarda belirgin bir ar­tış, olayların başladığı yıllarda ve olaylardan bir sonraki yıllarda zayıf bir azalış görülmektedir. La Nina olaylarından bir önceki yıllarda belirgin bir artış, olay­ların başladığı yıllarda zayıf bir artış ve olaylardan bir sonraki yıllarda ise belir­gin bir azalış görülmektedir.

   İstasyonların büyük bir bölümünde kışın ölçülen yağış miktarında, El Ni­no ve La Nina olaylarından bir önceki yılda genel olarak bir artış görülmekte­dir. Ancak yağıştan çok nemli koşullar La Nina döneminde daha yaygındır.

   Genel olarak Türkiye'deki şiddetli ve yaygın kuraklık olayları, kuvvetli El Nino yıllarında ya da bir yıl sonraki yıllarda görülmektedir. Özellikle 1970'den sonraki şiddetli El Nino yıllarında ya da bir yıl sonrasında, Türkiye ve Doğu Akdeniz havzasında genel olarak yüksek basınç koşulları yaşanmış, bu­na bağlı olarak da alçak basınç geçişlerinde bir azalma olmuştur. Bu nedenle ya­ğış azlığına bağlı olarak kuraklık olayları sıkça ve yaygın olarak yaşanmıştır.

 

 
Sonraki >