Son eklenenler
- 9. Sınıf Yardımcı Coğrafya Kitabı - Sipariş Verin !
- Tüm Ülkelerin 2008 Yılı İstatistiki Bilgileri
- Teknoloji ve Endüstri - 100 Foto
- Bilgi Yarışması - Program
- Yıllık Planlar / 2008-2009
- Amansız Düşmanlar
- Ermeni Sorunu ve Tarihsel Gelişimi
- CorelDRAW Graphics
- 9. sınıf Coğrafya Defteri
- NG - Tsunami-Killer Wave 2005
- Macromedia Freehand MX 11.0.2
- Photoshop CS3 - Full
- Çılgın Afrika- Wild Africa/ BBC/ 6 Bölüm
- Yeryüzü : Gezegenin Gücü - BBC
- Fuji Yanardağı Maketi
- 10. Sınıf Etkinlikleri
- Six Degres - 6 Derece - Nationalgeographic - TR Altyazı
- Buzun Imrapatorlari -Turkce Dublaj
- ÖSS 2008 Soruları ve Cevapları
- Kurtuluş Savaşı Örgütlenme Dönemi Sunumu
- Kuş Gribi - National Geographic
- Atlas - Harita Programı
- National Geographic - Hayvanlar Dünyası Seti
- Türkiye Belgeseli - Yüksek Çözünürlük (HD) - Discovery
- Yeryüzünün Biçimlenmesi - Dış Kuvvetler
- Deprem
- 2012: The Odyssey - Yıl 2012: Zamanın Sonu
- Life After People - İnsandan Sonraki Yaşam
- Dış kuvvetler - Sunumlar(PPT)
- Türkiye 3D - Belgesel
| Hastalık Salgınları |
|
|
|
HASTALIK SALGINLARI Bulaşıcı hastalıklar çok yaygın olarak görülen biyolojik tehlikelerin başında gelmektedir. Bunlar zararlı mikroorganizmalar (patojenler)in (virüs, bakteri, parazit) neden olduğu, canlıların bağışıklık sistemini bozarak salgına dönüşebilen insan, hayvan ve bitki hastalıklarıdır. Virüslerden kaynaklanan kızamık ve sıtma insan hastalıklarına, epizodiklerden kaynaklanan sığır vebası, şarbon ve domuz humması ise hayvan hastalıklarına örneklerdir. Bu hastalıkların pek çoğu, hastalığa neden olan mikropların bir taşıyıcı aracılığıyla diğer bir alıcıya geçmesi sonucu yayılmaktadır. Bu taşıyıcılar canlı varlıklar (böcekler, diğer hayvanlar vb.) olabildiği gibi hava, su gibi cansız varlıklar da olabilmektedir. Bu taşıyıcılardan böcekler ve diğer bazı hayvanlar (sivrisinek, fare, bit pire vb.) doğrudan veya dolaylı olarak, bütün canlılara sürüler hâlindeki bazı kuşlar, çekirgeler, kurtlar ve tırtıllar ise doğrudan, bütün canlılara ve ürünlere büyük ölçüde zarar vererek bir afetin yaşanmasına neden olabilmektedir. Hava ve su ise hastalıklara, dolaylı olarak neden olan taşıyıcılardır. İnsanlık tarihi boyunca belirli dönemlerde, dünyanın bazı bölgelerinde, oranın doğal özellikleriyle ilişkili olarak ortaya çıkan, bulaşıcı hastalıklar görülmüştür. Bunların yayılarak bir salgın halini almasından dolayı da çok büyük boyutlarda biyolojik afetler yaşanmıştır. Görüleceği gibi canlıların büyük düşmanı olan mikropların ve taşıyıcı (böcek ve diğer hayvanlar)ların zararları, yalnızca üredikleri ve çoğaldıklan yerle ve hemen yakın çevresiyle sınırlı değildir. Bunlar bazı doğal olaylara ve insanların çeşitli etkinliklerine bağlı olarak yayılarak dünyanın büyük bölümünde afet boyutunda pandemik (büyük salgın hastalıklar)lere, ölümlere ve ekonomik kayıplara neden olabilmektedir. Örneğin; 14. yüzyılda Avrupa'nın toplam nüfusunun 1/3'ünü oluşturan 50 milyon dolayındaki insan, veba salgınından yaşamını yitirmiştir. Son yıllara kadar, büyük boyutlu hasta bu salgınlarının yalnızca gelişmekte olan ülkelerde olabileceğine ve ülkelerle sınırlı kalacağına inanılmıştır. Ancak 20. yüzyılın vebası olarak adlandırılan AİDS ve hayvanlarda görülen şarbon salgınları, bu yaklaşımın yanlış olduğunu göstermiştir. 1970'lerin ortalarında yaşanan AİDS salgınından sonra, 01 Ocak 1993'e gelindiğinde, 7.1 milyon erkek, 4.7 milyon kadın ve 1.1. milyon çocuk olmak üzere 12.9 milyon dolayında insanın, bu hastalığın virüsünü taşıdığı saptanmıştır. 2000 yılı sonlarında ise; bu rakamlar yetişkinlerde 24 milyona, çocuklar da ise, 5 milyona ulaşmıştır (Smith, 1998). Şüphesiz bütün canlıları ilgilendiren salgın hastalıklar, az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde çok daha etkili olmakta ve buralarda daha kolay afet boyutuna ulaşmaktadır. Ancak bugün değişik ilâçlarla, gelişmiş mücadele teknikleriyle ve tıbbın her türlü imkânı kullanılarak bu afetler önlenmeye çalışılmaktadır. Buna rağmen başta az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler özellikle de tropikal kuşak da yeralan ülkeler olmak üzere, dünyadaki hemen bütün ülkeler ya doğrudan bu hastalıklara neden olan mikropların, ya da bunları taşıyan insanlar, böcekler ve diğer hayvanların sürekli tehdidi altındadır. Biyolojik tehlikeler de diğer bütün doğal tehlikeler gibi, çoğunlukla, oluştuktan yerlerde oranın uygun ortam koşulları nedeniyle daha büyük zararlara neden olmaktadır. Çünkü bütün tehlikeler, oralarda daha kolay afet haline dönüşebilmektedir. Ancak bu tehlikelerin başka yerlere taşınmasıyla da taşındığı yerlerde büyük biyolojik tehlikeler ortaya çıkmaktadır. Örneğin, zararlı mikro organizmalar çoğunlukla yerel olarak, belirli doğal ortam koşullarında üremek-te, çoğalmakta, hava, su, toprak, böcek gibi taşıyıcılar aracılığıyla diğer alıcıya geçmekte ve salgın hastalıklara neden olmaktadır. Dolayısıyla bu salgınlar yalnızca o bölgede değil, dünyanın değişik yerlerinde de bir biyolojik afet olarak ortaya çıkabilmektedir. Bu yolla her yıl yüzmilyonlarca insan hastalanmakta, ortalama 17 milyon dolayında insan yaşamım yitirmektedir. Halen Dünya'da 3,5 milyar dolayındaki insan hastalık riski altında, 500 milyon insan da hasta durumdadır (VVorld Resources, 1998). Daha önce de belirtildiği gibi salgın hastalıklara bağlı olarak yaşanan biyolojik afetler, genellikle hastalığa neden olan mikropların doğal yollarla çoğalması ve değişik taşıyıcılarla başka yerlere taşınması sonucu ortaya çıkmaktadır. Bunun için hastalık salgınlarının pek çoğu bir diğer doğal afetten sonra görülen olaylardır. Örneğin, bir doğal afet olan sel, içme ve kullanma suyu kaynaklarını kirleterek ve şehirlerdeki kanalizasyon sistemlerini tahrip ederek bulaşıcı hastalıkların yayılmasına, dolayısıyla biyolojik bir afetin yaşanmasına neden olabilmektedir. Cüzzam hastalığı (Lepra) sel sonrasında tahrip olan kanalizasyon sularında bulunan fare idrarının içme suyuna karışmasıyla insanlara geçebilmektedir. Yine daha çok Afrika kaynaklı sıtma, sarı humma ve rift vadisi (Doğu Afrika) humması mikroplan değişik türdeki sivrisineklerle, uyku hastalığı mikroplan ise, çece sinekleriyle taşınmaktadır. Taşıyıcıların hemen hepsi bu bölgenin doğal çevre koşullarına bağlı olarak, yayılmaktadır. Bu tür hastalıklar, oluştuğu ülkeler ile az gelişmiş ülkelerde salgınlara kolayca dönüşebilmekte, buralarda başta çocuklar olmak üzere, birçok kişi yaşamını yitirmektedir. Her yıl sıtma, kolera ve menenjitten etkilenen ortalama 300.000 kişiden 9.000'i ölmektedir. Ayrıca gelişmiş ülkelerde artık görülmeyen kızamık, tüberküloz gibi hastalıklar ise; halâ Asya ve Afrika ülkelerinde salgın şeklinde yaşanmaktadır. Bu tür bulaşıcı hastalıklar ölümlere neden olduğu gibi, vücudun direncini kırarak diğer hastalıklara karşı duyarlılığını arttırmakta ve insanları güçsüz bırakmaktadır. Bu nedenle buralarda üretim düşmekte, beslenme sorunları nedeniyle de büyük boyutta ekonomik ve sosyal sorunlar yaşanmaktadır. |
| < Önceki |
|---|




